Kabul Edilmiş Dualar

Kategori: Edebiyat Yazar: Truman Capote Yayınevi: Sel Yayıncılık

Kabul Edilmiş Dualar

  • Çevirmen: Süha Sertabiboğlu
  • Yayın Tarihi: 22.09.2017
  • Dil: TÜRKÇE
  • Sayfa Sayısı: 167
  • Cilt Tipi: Karton Kapak
  • Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı
  • Boyut: 13.5 x 19.5 cm
  • ISBN: 9789755703459
Tanıtım Bülteni

 Seçkin kurguları ve kendine has biçemiyle Amerikan edebiyatının yenilikçi ve sarsıcı kalemi Capote’nin, yaşamı boyunca heybesinde biriktirdiklerini ürkütücü görkemi ve karanlığıyla ortaya koyduğu bir son roman Kabul Edilmiş Dualar.  Orta yaşlarında bir yazarın baş döndürücü bir çevreyle kurduğu sıradışı ilişkileri konu eden bu tamamlanmamış eser, yüksek sosyete yaşantısında zarafetle gezinenCapote’nin yüz kızartıcı şahitliklerine doğrudan tanıklık ediyor.   Esinini Avilalı Azize Teresa’nın, “Kabul edilmiş dualara, kabul edilmemişlerden daha çok gözyaşı dökülmüştür,” sözlerinden alan Kabul Edilmiş Dualar, dönemin kaymaktabakasının herkesin gözü önünde akıp giden ve imrenilerek bakılan uç yaşantısının kayda geçirildiği anda yarattığı sarsıntılarla, edebi bir dehanın yazarlık kar iyerinemal olduysa da, Capote’nin keskin gözlemciliğini ve tehlikeli zekasını gözler önüne seriyor. 

Reklam · Sponsorlu içerik

SPONSORLU ALANLAR

Okumak istediğin kitap burada olabilirArşivlerimize göz at, ücretsiz sunulan eserleri tek dokunuşla bul.
Wattpad hikâyeleri · Tamamı Türkçe

Wattpad yoksa Wettped var.

Wattpad’e erişemiyor musun? Tamamlanmış hikâyeler seni bekliyor. Yarım kalma derdi yok: başla, bitir, bir sonrakine geç.

  • 3.700+tamamlanmış hikâye
  • 22kategori
  • 2.700+yazar
Hemen Okumaya Başla
Hikâye yaz · Kitap oku

Hikâyen Kitaptik’te başlasın.

Türkiye’nin yeni ücretsiz kitap platformu: kitapları çevrimiçi oku ya da PDF olarak indir, kendi hikâyeni yaz, okurlarınla buluş. Uygulamayla çevrimdışı okuma da cebinde.

  • Çevrimiçi oku
  • PDF indir
  • Hikâye yaz
  • Çevrimdışı okuma

Benzer Kitaplar




Kitap Yorumları - (5 Yorum)

Capote’nin bölümlerinin sırasını kafasına göre belirlediği bu kurgu yoksunu roman, sosyeteye yöneltilmiş ağır bir eleştiri değildir. Her ne kadar uzun bir zaman boyunca aralarında bulunduğu ünlü, zengin, düzenbaz ve parazit insanları bir süre sonra kaldıramayıp kendini alkole falan vermiş olsa da Capote için bu kitap, daha çok bir gözlem aktarımıydı. Yazılış amacının eleştiri olduğunu düşünmüyorum, bölümler ortaya çıktıkça sosyetik dostlarının kendinden uzaklaşmasıyla ortaya koyduğu tepkilerin yapıta eleştirel bir hava katmasına da normal gözüyle bakıyorum.
Soğukkanlılıkla çıktığı zaman fırtınalar kopmuş, tebrikler havalarda uçuşmuş. Ardından Capote bu kitabı yazmaya girişmiş, avans almış, sonra teslim süresini biraz daha uzatmış, yine avans almış, süreyi yine uzatmış, yine avans almış. Bu sırada eserin bittiğini söylemiş dostlarına. Editör arkadaşı Joseph M. Fox, taslakları görmek istemiş. Sürekli kıvırtmış Capote, iki üç bölüm dergilerden yayımlanmış ve sosyetik dostlardan kopuş süreci başlamış. Ardından daha fazla yazmamış, kitabı bitirdiği yalanmış. Ölümünden sonra aramışlar eksik bölümleri, bir türlü bulamamışlar. Capote de zaten artık istediği gibi yazamadığını belirtmişmiş zamanında. Yine olaylı bir Capote kitabı yani.
Capote, modern zamanın Proust’u olmak niyetiyle yazdığı bölümlerde zamanı ilerleyici yönüyle ele almıyor. Spiral, kendi etrafında dönerek ilerleyen, fakat süreğenliğini tek bir noktada toplamış bir zaman söz konusu. Roman üç parçadan oluşuyor. Dört veya. Bu dediğim biçim özelliğiyle yazılmış bölümler bunlar. Yani yerlerini değiştirin, bir sıkıntı olmaz. Farklı zamanların birbiriyle bağlantılı hikâyeleri. Kitapta birçok yazara Capote’nin gözlemleriyle rastlıyoruz. “Ve Camus; zayıf, jilet gibi çekingen, kıvırcık kahverengi saçlı bir adam, yaşamla akışkan gözler ve dertli, hep dinleyen bir yüz ifadesi; yaklaşılabilir biri.” (s. 45) Böyle şeyler bir dolu. Sevdiğiniz bir yazara rastlayınca mutlu ediyor. Bu kitapta başınıza sıklıkla gelebilir.
Capote’nin çayır insanlarına söylettiği bilgece sözlerin güzelliğinden bahsetmiştim. Salon insanları da böyle güzel sözler söyleyebiliyor. Yetişkinlik-çocukluk ilişkisiyle alakalı bir bölüm var, almayacağım buraya. Muhteşem. Proust içeren bir bölüm daha var, kısa. O da muhteşem.
Beckett var, Salinger var, Cocteau var, var da var. Sivri bir kitap, onca yaygaraya yol açmasından zaten belli de, okuyucu o dünyanın içine çekildiğinde tepki veremiyor bazı bazı. Çok ilginç olaylar var çünkü. Alın bence.

Yapılabilecek en büyük kötülük budur; aslında yeteneği olmayan birini yeteneğinin olduğuna inandırmak.

Truman Capote ile daha önce tanışmamış olduğum için üzülüyorum kendime..Bu kitabını da Capote’nin de içinde bulunmuş olduğu “görkemli” (!) dünyayı müthiş bir gözlemcinin perspektifinden görmek, incelemek ve anlamak için eşsiz bir fırsat olarak görüyorum.Bir sürü farklı hikayenin birleşimini okuyormuş gibi hissettim.Yabancı isimlerin yoğun şekilde yer almasından yer yer takip etmesi zorlaşıyor ama büyük bir sorun olduğu söylenemez, çeviri de gayet iyi.

Çok fazla tarzım olmayan bir kitap. Yazarın anlatımı pek hoşuma gitmedi. Dilinin ağırlığı da hikaye içinde kalmayı güçleştiriyordu.

Merak üzere aldım fakat bana hitap etmedi sanırım. Cinsellik böyle anlatılmasaydı daha güzel olurdu.Çok fazla yabancı isim var. Yarıda bıraktım maalesef

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*

Yorumlara bağlantı (link) kabul edilmiyor. İçinde bağlantı bulunan yorumlar otomatik olarak reddedilir.