Dinaw Mengestu’nun yazdıkları sayesinde, vatanından kopup başka ülkelere giden göçmenlerin kabul görme, barış içinde yaşama ve kimliklerini bulma hikayelerine tanık oldum ve derinden etkilendim.Khaled Hosseini –Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş’in yazarıSepha Stephanos, memleketi Etiyopya’daki ihtilalden Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçıp yeni bir başlangıç yapalı tam on yedi yıl olmuştur.Onca yılın ardından sahip olduğu şeyler: Washington D.C.’deki yoksul bir Afro-Amerikan mahallesinde işlettiği kırık dökükbakkal dükkânı ve geçmişten gelen anılarını, ülkesine duyduğu özlemi paylaşabildiği, kendi gibi Afrika kökenli iki arkadaşıdır.Bir gün yaşadıkları mahalleye Amerikalı beyaz bir kadın taşınır. Adı Judith’dir ve Naomi adında küçük, melez bir kızı vardır.O günden sonra hem Sepha’nın hem de Judith ve kızı Naomi’nin hayatları değişecektir. Aynı dünya içinde, farklı ten renkleriyle yaşayacakları olaylar, onları nereye sürükleyecektir?***Mengestu Amerika içinde özel bir gruba ait. Bu grup ‘göçmen-yazar’lar grubu. ‘Düşlediğimiz Cennet’ ise onun içinde bulunduğu mücadeleden de esinlenilmiş, insanın içini burkan, önemli bir kitap.-Chris Abani Los Angeles TimesGerçekten takdire değer… Diğer kitaplarını da takip etmeye layık yeni bir yazar.-The Washington Post Book WorldHem mükemmel bir Afrikalı öyküsü hem mükemmel bir Washington öyküsü hem de mükemmel bir Amerikalı öyküsü.-The New York Times Book Review


Kitap Yorumları - (5 Yorum)
Kitabin dili akici ve guzel. Ancak ana karaker durgun.Stephanos’u biraz durtup hadi be dostum bir seyleri degistir artik demek istiyorsunuz. Ne Etyopyada kalabilmis ne de Amerika’ya adapte olabilmis arafta bir karakter olarak karsimiza cikiyor. Hayallerle geldigi ulkede kendisi gibi gocmenlerin arasinda yasamaya, oteki olmaya mahkum oluyor. Kalamiyor da gidemiyor da.
Kıtanın kapağında yer alan Khaled Hosseini yorumuna güvenerek aldığım ve güvenmekte haksız olmadığımı anlatan kitap. Sepha’nın babasına ait anıları ve bunların aktarılısı yürek burkan cinsten ve bir o kadar da başarılı. Konu da çok az olay yer almasına rağmen kitabı bitirdiğinizde çoook olaylı bir hikayenin etkilerini yaşiyorsunuz. Okuyun bence
Afrika’dan bavullarinda hayalleriyle gelen umduklarını bulamayan yürek sıslatan hayatların hikayesi. okunmaya değer.
Akici bir dil ve etkileyici bir hikaye..kitabi okurken herseyi gözünde canlandirabiliyor okuyucu.keyifle okudum…
Washington’da yaşamış bir Türk olarak bir otobüs terminalinde bu kitaba rastlayınca çok şaşırdım, hiç düşünmeden aldım.. Rüyaların ülkesi denilen Birleşik Devletler’in aslında göçmenlerin kalbinde nasıl bir yara olduğu ve memleket özleminin yaşamları nasıl eriyip bitirdiğini anlatan,belki sıradan, ama duygu yüklü bir kitap..