Sadece ekonomik bir sömürüye tabi olduğunu ve düşük bir ücretle yaşamak zorunda bırakıldığını biliyorsak bir işçi hakkında çok az şey söylüyoruz demektir. Ama kıyafetinden ve konuşmasından dolayı küçük görülmekten korktuğunu, nasırlaşmış ve büyük ellerinden utandığı için başka insanların yanında ellerini saklamaya çalıştığını, çocuklarının kendisi gibi işçi olmasını istememesine rağmen işçi olduklarını görüp üzüldüğünü, üst-orta sınıftan insanların çoğu zaman kendisine selam vermeden geçip gittiğini, kendisine saygı gösterilmezken başkalarına sürekli saygılı davranmak zorunda kaldığını, ona ismiyle hitap edilirken başkalarına “bey” demek zorunda olduğunu biliyorsak, işçi olmanın kültürel anlamı konusunda çok daha fazla şey söylüyoruz demektir. Sennett ve Cobb, Sınıfın Gizli Yaraları başlıklı elinizdeki bu çalışmada “hayatın sadece ekmekle yaşanmadığına” ilişkin yığınla örnek sunmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmanın önemi, sınıf bilincinin tek belirleyeninin işçilerin üretim sürecinde yaşadıkları deneyimlerden ibaret olmadığını, buna ek olarak işyeri dışında girilen toplumsal ilişkilerin, gündelik yaşam pratiklerinin, kültürel değerlerin sınıf bilincinin şekillenmesinde oldukça önemli olduğunu göstermesinde yatmaktadır
TÜRKİYE'DE BİR İLK: TAMAMEN YASAL ÜCRETSİZ PDF KİTAP ARŞİVİ
%100 Yasal • Hızlı Erişim • Telifsiz Eserler
Türkiye’nin tamamen yasal ve ücretsiz e-kitap kütüphanesi; roman, deneme, kişisel gelişim gibi pek çok kategorideki eseri tek çatı altında sunar. Kitapları doğrudan tarayıcınızda çevrimiçi okuyabilir veya tek tıkla PDF formatında indirerek çevrimdışı keyfini çıkarabilirsiniz. "Popüler", "En Çok İndirilenler" ve "Yeni Eklenenler" sekmeleri ile zengin kategori-yazar listeleri, aradığınız başlığa saniyeler içinde ulaşmanızı kolaylaştırır. Opsiyonel kayıt/giriş sistemi ise okuma geçmişinizi saklar ve favori eserlerinize hızlı erişim sunar.
Kitap Yorumları - (3 Yorum)
Senett’in tüm kitapları gibi oldukça öğreticiydi.
Kitabı tamamen arkasında yazan muhteşem metinden ve sevdiğim bir hocamdan dolayı alıyorum. Umarım beğenirim
sanki bir Dostoyevsky Romanı gibi harika bir şekilde görünmeyen acı gerçekleri anlatıyor.