Bu eser, Balkan Yarımadası’nda, 20. asırda olaylara bizatihi şahitlik eden ve Türkiye-Balkan devletleri arasındaki siyasi olaylarda aktif rol oynayan birinin kaleminden gelişmelere eleştirel ve çözüm odaklı bir yaklaşım esas alınarak hazırlanmıştır.Balkan Yarımadası, 19. asırdan itibaren, kölecilik ve sömürgecilikle kapitalistleşip zenginleşen, yeni coğrafyalarda pazar arayan, Osmanlı’yı Avrupa’dan atmak isteyen Batılı güçlerin hedefi haline gelmişti. Farklı dini ve etnik toplumların asırlarca barış içinde yaşadığı bölge, milliyetçi ve ayrılıkçı akımlar, Batılı devletler ve Rusya’nın desteği ile yükseliş dönemine girmişti. 19. asrın ilk yarısında, önce Yunanistan ve Sırbistan Osmanlı’dan koparılarak bağımsız bir devlet haline getirilmiş, zamanla bu iki ülkeyi, Karadağ, Bulgaristan ve diğerleri takip etmişti. 20. asırda 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş dönemlerinde çok önemli devlet liderlerinin güç gösterileri yaptığı, faşizme, ırkçılığa, göçlere ve savaşlara şahitlik eden bir bölgeye dönüşmüştü.Kitapta böylesine önemli ve kadim coğrafyada varlığını devam ettiren Balkan halklarının tarihini, kültürünü, millet olma mücadelesini ve diğer milletlerle ilişkilerini okurken aynı zamanda yaşadıkları göç ve acılara da şahit olacaksınız.


Kitap Yorumları - (4 Yorum)
bir ayağı Anadolu’da bir ayağı Balkanlarda olan herkesin okuması gereken bir eser…
Yakın tarihi anlatam başarılı bir çalışma.
Bosna-Hersek ve Saraybosna bölgenin odağı olduğu için Sancak ve Sancak’ın şehirlerinde yaşananlar da hep arka planda kaldı. Bugün de Sırbistan sınırları içerisinde kalmış olan ve yaklaşık yarım milyon Müslümanın yaşadığı bölgede Osmanlı çekildiğinden bu yanan yaşananlar günümüze uzanan bir perspektifle ele alınıyor. Bu yönüyle nadir bir çalışma diyebiliriz. Kökü, atası, dedesi Balkanlardan geçmiş herkes okumalı.
2019 yoluna kadar Bosna ve Sancak üzerine yapılmış böyle bir çalışma henüz yok.Muhteşem bir eser.Herkesin okuması gerekir diye düşünüyorum.Akıcı olmasının yanında verdiği değerli bilgiler açısından çok önemli.Hak ettiği değeri bulması dileğiyle.Mustafa Özbaş