Blaise Cendrars, gerek yaşamı, gerek yapıtlarıyla 20. yüzyıl edebiyatının kült şair ve yazarlarının başında gelir. 1926’da yayınlanan Moravagine ise, karşı-edebiyatın en çarpıcı örnekleri arasında yer alan bir ‘yeraltı klasiği’dir. Son Macar kralının soyundan geldiğini söyleyen bir deli ile genç bir psikiyatrın Rusya’dan Amazon ormanlarına uzanan cehennemî serüvenlerini izleriz bu romanda. Çılgın Moravagine’in korkunç eylemleri, dünyanın hızla değiştiği yüzyıl başlarında yaşamdaki şiddet, anlamsızlık ve kargaşanın usdışı bir yansıması gibidir. Henry Miller’ın ‘modern edebiyatın dehası’ diye nitelediği Cendrars’ın bu olağandışı romanı, yazılışından 80 yıl sonra bile sarsıcılığını koruyor, okuyucuyu allak bullak ediyor.


Kitap Yorumları - (1 Yorum)
Hırslı bir doktor olan Raymond, İngiltere’de bir psikiyatri kliğine atanır ve orada bir deliyle karşılaşır. Büyük bir dostlukla bağlandığı ve aslında kendine benzettiği bu adamın çekiciliğine kapılır ve onunla birlikte klinikten kaçmaya karar verir. Moravagine, ona korkunç hikayesini anlatır ve birlikte kaçarlar. Moravagine yolda bir çocuğu öldürür. Kılık eğiştiren iki arkadaş, Macar Kraliyet ailesinin son ferdi olduğunu iddia eden Moravagine’nin büyük mirasını geri almak üzere İsviçre’ye giderler, ardından Berlin’e geçerler. Çok sayıda kadını öldürdükten sonra devrimcilerin de kellesini aldıkları Moskova’ya kaçmak zorunda kalırlar. Tam zafere ulaşacakları sırada, Masha adlı kadının ihanetine uğrarlar. İngiltere’ye dönerler ve Amerika’ya gitmek üzere gemiye binerler. İki dostun maceraları dünyanın çeşitli ülkelerinde devam eder.