Hükümdar, ilahi bir yetkiyle hükmeden kişi olmaktan çıkınca, hangi yetkiyle hükmettiği sorgulanmaya başlanmıştı. Bu sorgulamaların odağında Devletin kendisi de vardı. Gerçekte ne olduğu ve Devlet adına hükmettiklerini söyleyenlerin hükmetme meşruiyetlerini nereden aldıkları sorulmaya başlayınca, böyle bir meşruiyetin olmadığını söyleyen birilerinin çıkması kaçınılmaz hale geldi. Zira Devlet’e, korunması şartıyla meşruiyet kazandıran Mülkiyet artık hırsızlık olarak görülüyor ve “İnsanlar kendi özgürlüklerinin bir kısmından devlet lehine fedakarlıkta bulunarak, devlet çatısı altında daha büyük bir özgürlüğe sahip olurlar” düsturu da reddediliyordu. Proudhon’un yaptığı tam olarak buydu. Ona göre Devlet bir köleleştirme aygıtıydı, mülkiyeti eline geçirmiş olan hırsızlar adına ve onlarla birlikte, vergi veren, askere giden, kanunnamelere, yasalara uyması istenen, her an ölüme hazır olması beklenen insanları köleleştiren bir kurumdu. Bu anlamda devredilen özgürlükler karşılığında alınan şey de daha büyük bir özgürlük değil daha ağır bir boyunduruk oluyordu.
TÜRKİYE'DE BİR İLK: TAMAMEN YASAL ÜCRETSİZ PDF KİTAP ARŞİVİ
%100 Yasal • Hızlı Erişim • Telifsiz Eserler
Türkiye’nin tamamen yasal ve ücretsiz e-kitap kütüphanesi; roman, deneme, kişisel gelişim gibi pek çok kategorideki eseri tek çatı altında sunar. Kitapları doğrudan tarayıcınızda çevrimiçi okuyabilir veya tek tıkla PDF formatında indirerek çevrimdışı keyfini çıkarabilirsiniz. "Popüler", "En Çok İndirilenler" ve "Yeni Eklenenler" sekmeleri ile zengin kategori-yazar listeleri, aradığınız başlığa saniyeler içinde ulaşmanızı kolaylaştırır. Opsiyonel kayıt/giriş sistemi ise okuma geçmişinizi saklar ve favori eserlerinize hızlı erişim sunar.
Kitap Yorumları - (0 Yorum)